Monako: Zarafet, İhtişam ve Peri Masalı Diyarı!
Dünya’nın en küçük ikinci devletine, Monako Prensliği’ne hoşgeldiniz! Burayı ziyaret etmek için camdan prenses ayakkabılarına ya da beyaz bir ata da ihtiyacınız yok.
Fransız Rivierası’ ndaki küçük kraliyet Monako (Monaco) zarafeti ve kalitesiyle oldukça baştan çıkartıcı bir ülke. En zengin yeri ise Monte Carlo. Sadece 18 km²’lik alanı kaplayan ülke Vatikan’dan sonra dünyanın en küçük 2. ülkesi. Biz, Monaco‘yu Amerikalı aktris Grace Kelly ve Prens 3. Rainer’in peri masallarını andıran aşkından tanıyoruz.
Avrupa’nın en eski yönetici ailesi olan Grimaldi ailesi 1297 yılında Ceneviz Cumhuriyeti’ni yenip Monako’yu kurmuş. Fransa ile 2002 yılına kadar geçerli olan anlaşmaya göre Grimaldi ailesinden bir mirasçı olmaması durumunda ülkenin yönetimi Fransa’ya bırakılacaktı. 2002 yılında ise Fransa ve Monako mirasçı kalmasa bile Monako’nun bağımsız devlet statüsünü koruyacağı yönünde anlaşma imzaladı.
Nice ile arasında 15 km, İtalya ile arasında ise 8 km mesafe olan Monako’yu ziyaret etmek için çok sebep var aslında; Formula Grand Prix de bunların başında geliyor. Dünyada görebileceğiniz en lüks yatları Monako marinalarında görebilirsiniz. Aynı zamanda bol sıfırlı kazançlara sahip zenginlerin yaşadığı muhteşem evleri ve lüks kumarhaneleri de.
Son nüfus sayımına göre Monako nüfusu 38,300 kişi, ülkenin uzunluğu yaklaşık 3.350 metre. Topraklarının en geniş olduğu yerde ölçümü 1000 metre, en dar olduğu yerde de 245 metre. Ülke içerisindeki birçok semt, denize beton doldurularak yaratılmış.
Monako’da Gezilecek Yerler
1-Monako Kraliyet Sarayı (Monako Palais du Prince)
Le Rocher Yarımadası’nda deniz seviyesinden yüksekte bulunan Palais du Prince 13. Yüzyılda bir Ceneviz Kalesi olarak korunma amaçlı inşa edilmiş. Yüzyıllar boyunca restore edilen kale son olarak 14. Louis tarzı lüks bir saraya dönüştürülmüştür.
Avrupa’daki diğer saraylar kadar heybetli olmasa da Monako’nun en gözde, en ilgi çekici turistik yapılarından biri saray. Kraliyet Ailesi 1927 yılından bu yana, bu sarayda ikamet ediyor. Sarayın önünde her gün gerçekleşen gösterişli nöbet değişim seremonisi izlemeye değer. Monako Prensinin sarayda bulunmadığı zamanlarda kule bayrağı yarıya indiriliyor ve saray halka açılıyor.
Rample de la Major merdivenlerinden çıkıp, saray meydanına ulaşıyorsunuz ve karşınızda tüm heybetiyle duruyor Kraliyet Sarayı. Yedi asırlık kesintisiz egemenliğin izini süren ihtişamı içinde barındıran bu sarayı gezmek, Rönesans’tan Napolyon dönemine kadar uzanan yüzyıllar boyunca bir yolculuk yapmak gibi hissettiriyor.
Sarayın önünde Monako için önemli Garibaldi ailesinden birinin heykeli ve çeşitli top figürleri var. Tabi belki de en güzeli muhteşem manzarası. Ölümsüzleştirmek istediğiniz Monako Gezisinin ilk durağına dair ilginç fotoğraf kareleri yakalamanız mümkün.
2-Monako Katedrali-Saint Nicholas Katedrali
Monako Katedrali 1875 yılında, La Turbie kentinden getirilen beyaz taşlarla, Roma-Bizans tarzında inşa edilmiş. Eski Monako prenslerinin mezarları da katedralin içerisinde yer alıyor. Katedralin içerisinde Carrara mermerinden yapılmış görkemli bir piskoposluk tahtı, bir sunak ve 1500 yılından kalma Louis Brea’nın bir tablosunu da göreceksiniz.
3-Monaco Top Cars Collection

Müzede Prens III. Rainer’ in 30 yıl boyunca biriktirdiği klasik otomobiller sergileniyor. Burada 1903 model De Dion’dan tutun da Ferrari’ler, Rolls Royce’lara dek çok sayıda araba var. Araba tutkunları için inanılmaz bir görsel şölene ev sahipliği yapan müzede keyifli vakit geçirmeniz mümkün.
4-Okyanus Bilimi Müzesi (Musee Oceanographique)
1910 yılında açılan Musee Oceanographique (Okyanus Bilimi Müzesi) dünyanın en eski akvaryumlarından birisi. Müzede Tropikal Akvaryum, Akdeniz Akvaryumu ve Köpekbalığı Lagünü olmak üzere toplam 3 akvaryum var. Aynı zamanda, Jacques-Yves Cousteau’nun buluşları da müzede sergileniyor.
Müzedeki La Terasse Restaurant’ından Le Rocher Yarımadası’nın muhteşem manzarası eşliğinde, eşsiz lezzetler tadabilirsiniz.
5-Monako Adalet Sarayı ( Palais de justice de Monaco)
Monako Katedrali‘nin yakınında yer alan eski adliye binası. 1930 yılında yapılan binanın mimarisi çok etkileyici. Çakıl taşları ve kabuklar içeren gözenekli taştan inşa edilmiş oldukça ilgi çekici bir mimari.
6-Monte Karlo (Monte Carlo)
Monako’nun 5 bölgesinden biri olan Monte Carlo ülkenin en zengin bölgesi. Kumarhanesi (Casino) Monako’nun kalbinde yer alıyor ama Monako halkının kumar oynamasına ve kumarhaneye girmesine izin yok.
Monte Carlo Boulevard Princesse Charlotte ve Boulevard des Moulins olmak üzere 2 şık bulvarla bölünüyor. Lüks butikleriyle Avenue de la Costa ve Opera Salonu, Monte Carlo’nun gözde yerlerinden. Monte Carlo’nun Michelin yıldızlı lüks restoranları ise damak tadını önemseyenlerle dolup taşıyor.
7-Egzotik Bahçe (Jardin Exotique )
1933 yılında açılan Jardin Exotique (Egzotik Bahçe) Akdeniz’e bakan dik bir uçurumun üzerinde yer alıyor. 7.000’den fazla çeşit bitkinin olduğu bahçe eşsiz tropik bitkileriyle de oldukça güzel bir yer.
Bahçede prehistorik döneme ait bulguların olduğu Gözlemevi Mağarası, Roma öncesi ve Roma dönemi koleksiyonlara ait koleksiyonların olduğu Antropoloji Müzesi’ni gezebilirsiniz.
8-Pul ve Madeni Para Müzesi
Bu müze, Monako Prensliği’nin posta tarihine bir yolculuk yapmanızı sağlıyor. Nadir bulunan pul koleksiyonlarının yanı sıra, madeni paralar, 1885’teki ilk III. Charles pulundan günümüze kadar olan damga ve baskı sürecinde kullanılan bütün belgeler sergileniyor.
9-Deniz Müzesi (Naval Museum)
Bu müze, denize aşık bir adamın bu deniz tutkusu sonrasında ortaya çıkmış. Profesör Claude Pallanca, daha çocuk yaşlardan itibaren denizi, yelkenlileri ve denize açılmayı hayal edermiş. Askerlik vazifesi sırasında diş hekimi olarak Jeanne d’Arc’a atanmış. Bu onun hayatındaki dönüm noktası olmuş zira burada deniz subayları ile çok yakın dostluklar kurmuş. Denize olan aşkı, hayranlığı ve tutkusu da daha fazla artmış tabi.
Yıllar boyunca topladığı inanılmaz koleksiyonu, Prens III. Rainier sayesinde 1993 yılında bu müzeye dönüştürmüş. Bu müzede 1200’ün üzerinde gemi maketi, donanma ve denizcilik ile ilgili objeler mevcut. Ayrıca, Profesör Claude Pallanca son yıllarda, bu eşsiz koleksiyona İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma gemileri ve uçakları gösteren tablolar eklemiş. Bu müzeyi bu kadar özel yapan en önemli şey; antik çağlardan günümüze kadar tüm donanmalara adanmış uluslararası bir müze olması.
10- Yeni Ulusal Müze (Nouveau Musee National de Monaco)
Müze Egzotik Bahçe’nin yanında bulunan Villa Paloma ve Princess Grace Bulvarı’nda yer alan Villa Sauber olmak üzere 2 ayrı villayı kapsıyor. Nouveau Musee National de Monaco avant-garde resim, çizim ve fotoğrafların bulunduğu geçici sanat sergilerine de ev sahipliği yapıyor.
11-Monaco Grand Prix
Formula 1’in başlayışından(1950) bugüne yarışılan en eski pistlerden Monaco Grand Prix. Dar Monte Carlo caddelerinde yapılan yarış aslında çok riskliymiş. 37.000 seyirci kapasitesi olan pist dar sokakları, virajları ile en zorlu pistlerden. Yarış döneminde şehrin havası bambaşka bir hal alıyor.
12-Fontvieille Parkı (Fontvieille Park)
Bu park hem turistler hem de yerel halk tarafından en sevilen yerlerden biri, bilhassa çocuklu aileler için. Çam, selvi, zeytin gibi yemyeşil ağaçlarla bezeli ve oldukça başarılı bir peyzaja sahip. Aynı zamanda farklı topraklara ait egzotik bitkiler de ekilmiş park içerisinde. Parkın içinden geçen dolambaçlı yollar ve sanat eserleri, hem botanik hem de kültürel açıdan zengin bir alan yaratmış.
13-Tarih Öncesi Antropoloji Müzesi

Tarih öncesi Antropoloji Müzesi, 1902’de Prens Albert I tarafından kurulmuş. Arkeolojik ve paleontolojik sergilerin çoğunluğu Monako Prensliği’ne ait. Ayrıca, Fransa ve İtalya gibi komşu bölgelerden temin edilmiş.
Prens Albert Müzenin yapımı emrini verdikten sonra aynı zamanda finansörlüğünü de yapmış. 1895 ve 1902 yılları arasında, Grimaldi Mağaraları’nda yapılan uzun kazılarda bulunan eserlerin tek bir çatı altında toplanmasıyla başlamış hikâye. 1902 yılında Prens Albert müze sergisi için Hükümet Konağı binasını seçmiş. Müze 58 yıl boyunca burada hizmet verdikten sonra, 1960 yılında Egzotik Bahçe’nin ortasındaki yeni binasına taşınmış. Müzede sergilenen koleksiyonlarda buzullar arası dönemler boyunca insanlığın geçirdiği hayranlık uyandırıcı evrime şahit oluyorsunuz.
14-Monako Plajları
Elbette güneş, kum ve masmavi Akdeniz suları. Monako plajları jet ski, rüzgâr sörfü, tüplü dalış ve şnorkelli dalış gibi bir çok su sporu için ideal. Seçeneklerinizden ilki; Larvotto Plajı. Avenue Princesse Grace’de bulunuyor ve iki koydan oluşan bir plaj burası. 400 metre civarında bir uzunluğa sahip. Diğer alternatifiniz; Crique des Pêcheurs. Burası çok daha küçük, özel ve sakin bir plaj.
Monako’ya Ne Zaman Gidilir?
Monako seyahatinizi planlamak için doğru zaman, kesinlikle bu seyahatten beklentileriniz ile ilgili. Yüzmek, güneşlenmek, prenslik bronzluğu kazanmak istiyorsanız, elbette yaz aylarını seçmelisiniz. Bu dönemi seçiyorsanız da, yüksek sezon olmasını göz önünde bulundurmalısınız. Formula Grand Prix’e meraklıysanız, o zaman bu seyahati Mayıs ayında gerçekleştirmelisiniz. İlkbahar ayları bu ülkenin en güzel zamanları aynı zamanda. Lüks yatlara ya da gurme lezzetlere meraklıysanız planlamanızı Eylül ayına yapın çünkü hem Monako Yat Show hem de Monako Gastronomi Festivali Eylül ayında düzenleniyor.
Monako’da Ne Yenir?
Barbagian: Barbagian bir nevi mantı ya da puf böreği denebilir. Pazı, pırasa, ricotta, sarımsak ve çeşitli taze otlar ile bir iç hazırlanıyor ve hamur bu iç ile doldurularak kızartılıyor. Bu yemek, Monako’da genellikle meze olarak servis ediliyor. Monégasque mutfağının ne klasik lezzetlerinden biridir.
Fougasse: Bu tatlı çörekler portakal çiçeği suyu ile tatlandırılıyor ve kuru üzüm, fındık, anason gibi malzemelerle süsleniyor. Yerel fırınlarda bulabilirsiniz.
Gnocchi: Esasında bir İtalyan lezzeti olmasına rağmen, Monako’daki restoran menülerinde de sıklıkla görebileceğiniz bir lezzet gnocchi. Ana malzeleri, patates, irmik, buğday unu, yumurta ve mısır unu. Bilhassa deniz mahsülleri ile hazırlandığında oldukça leziz ve doyurucu bir yemek haline geliyor. Arzuya göre peynir, midye, karides, ıspanak, sarımsak gibi malzemelerle de tatlandırılabiliyor.
Stocafi:Domates sosunda pişirilmiş morina balığına verilen ad. Aynı zamanda siyah zeytin ve sebzelerle tatlandırılıyor. Oldukça geleneksel bir lezzet.
Penne ile Daube de Boeuf – Sığır Yahnisi eşliğinde Penne Makarna
Geleneksel sığır yahnisi penne makarnanın üzerinde servis ediliyor. Makarna, yahninin suyu ile soslanıyor ve oldukça lezzetli bir yemek haline geliyor.
Ayrıca Fransız Rivierası’ ndaki en eski zeytin ağacı da Monako’da bulunuyor ve Monégasque Zeytini de oldukça meşhur bu kıyılarda.
Monako lüks hayatın her köşesinde hissedildiği, dünyanın en zengin insanlarının bazılarına ev sahipliği yapan, aynı zamanda da geleneklerine bağlı bir ülke. Monako kendinizi âdeta film setinde hissedeceksiniz. Bu eşsiz zarafetiyle göz kamaştıran ülkede keyifli anılarla dolu zaman geçirmek isterseniz geç kalmadan özel uçak rezervasyonlarınızı yaptırın!
Kendine has tarzı, özgün atmosferi olan lüksün adresi bir destinasyona uçarken kendinizi özel hissettirecek konforlu ve emniyetli uçuş için bize ulaşın!